Murat Uysal

girişimci / matematik mühendisi / yazılım uzmanı / hislerim ve deneyimlerimden yazılar

SaaS - Software as a Service modelini nasıl uyguluyoruz

Merhaba değerli okurlarım,

SaaS girişimi bildiğiniz üzere günümüzün en yüksek trendlerinden birisi. Ve bu konuda araştırma yapıldığında çok farklı ve birbirinden tezat bilgilere ulaşabileceğinizi görebilirsiniz. Ve tezat bile olsa çoğunun bana hiç de doğru gelmeyen tavsiyelerden oluştuğunu gördüğüm için bu yazıyı yazıyorum. 

Bu hatanın temelinde, her girişimin kendi içinde bir dinamiği olduğu gerçeğinin farkında olunmamasına bağlıyorum. Peki ne demektir bu ? 

Aslında basit bir örnek vermek istiyorum. İlçemizde merkezi bir güzergahta çok büyük bir avm açıldı ve sanırım 1-2 kadar gayet başarısız şekilde satış yaptı ve sonunda kapatmak zorunda kalındı. Aynı yer, aynı konum herşey aynı idi, ancak bir başka işletme geldi ve şuan ilçenin en merkezi ve en çok ziyaret edilen alışveriş merkezi haline geldi. 

Bu örnekten ilk bakışta anlatmak istediğim şey sonradan gelen şirketin ne kadar başarılı olduğu ve bu işi ne kadar iyi bildiği şeklinde yorumlayabilirsiniz. Amacım bunu anlatmak değil. Burada her 2 firma da kesinlikle işinde uzman bunu garanti edebilirim. Burada fark doğru bir metot olabilir ama bu metot hangi pazar için doğru aslında bu ayrımı yapmak asıl yetenektir. Yoksa hiç avm açmamış birisi olarak ben bile şuan size bir sürü doğru kural ardı arkasına sıralayabilirim.

SaaS ile  bu yazdıklarımın ilgili de aynen buna benzer aslında. Kritik sorulara gerçekten kafa yormadan bir SaaS girişiminin başarılı olabilmesi mümkün değildir. Bu sorular nelerdir derseniz ilk bakışta örnek şöyle olabilir:

1- Pazarda ihtiyaç var mı ?
2- Ürün SaaS modeline uygun mu ?
3- Ne kadarlık bir yatırım ile başarılabilir?

Bu sorular ana sorular olarak gayet yerinde görünüyor. Genelde internette bulunan kaynaklar da bu yönde. İşte bu yazının konusu da zaten bu.

Sorun soruları cevaplamak değil, bu soruların eksik olmasıdır.

Gerçek sorular aşağıdaki gibi olmalı:

1- Pazardaki ihtiyaç SaaS olarak talep görür mü ?
2- Müşteri SaaS modeline uygun mu ?
3- Yatırım ne kadar sürede amorti edilir ?

Böyle soruları sormak daha anlamlıdır. Çünkü bir konu ihtiyaç olabilir, ancak SaaS olunca talep görmeyebilir. Müşterinin alıştığı metotları değerlendirmek gerek. AVM örneğinde olduğu gibi, iyi bir avm dışında alışkanlıklara göre bir avm konsepti oluşturmak gerekmesi gibi aslında müşteriye uygun konsept gerekir.

Müşteri SaaS olarak sunulduğunda bunu kullanabilir mi örneğin. Bazı işletmeler kendi şirket bünyelerinde yazılımın tüm kaynaklarını barındırmayı tercih ediyorlar örneğin. Bu durumda dünyanın en iyi SaaS projesini yapsanız bile, hiçbir talep görmeyecektir.

Bir diğer konu da, SaaS olunca maliyetlerin az olup hemen herkese üyelik satıp yatırımı kurtaracağı yanılgısı. Öyle bir garanti yok. SaaS ciddi bir destek gereken ürün segmenti içerisinde yer alır. Birebir müşteri ile görüşme şansınız olmaz, bu nedenle hem dokümantasyon çok iyi olmalı, hem de müşterinin taleplerine gerek email gerek telefon üzerinden hızlı dönüş sağlamayı gerektirir. 

Bir diğer konu da, satış bedellerinin makul olmasının gerekmesidir. Sonuçta gerçekten şirket bünyesine kurulan bir yazılım gibi ücret istememeniz gerekir ki, sizi tercih etsinler. Aksi takdirde, bir başka şirketi düşünmeleri de an meselesi olur.

SaaS yazılımlarında bir diğer handikap ise, projenin gerçekten iyi bir arayüze sahip olması gerekmesidir. Yani tamamen dijital ve uzaktan hizmet olarak sunulacak bu çalışmanın ilk kullanan bir kullanıcının bile rahatlıkla anlayabileceği kolaylıkta olmalıdır. Bu da yazılım geliştirme maliyetlerini arttıran bir unsurdur.

Özetle, birçok SaaS projesi arasından 2. AVM gibi çıkabilmek istiyorsanız, o alanda başarısız olan şirketlere kulak asmayın. Sonuçta dinamikleri doğru belirlerseniz, iyi bir fikir zaten olduğunu temel bir varsayılan özelliğiniz olarak ele sayarsam başarılı olmanız mümkün. Tek bir fark var, işte onu da 2. AVM gibi doğru şekilde yaparsanız olacaktır.

Bu konuyu biraz daha detaylandırmak üzere, bugünlük bu kadarlık yazı ile bitiriyorum.

Herkese selamlar. 







Comments are closed