Güzel ülkem. Öyle güzelsin ki hep yanında olacağız, yüreğimizdeki sevgi öyle büyük ki ne yaparsa yapsınlar merak etme yanındayız, ne bayrağımıza birşey yapabilirler ne de seni ekonomik yaptırımlar ile diz çöktürebilirler. Bu onların hayali olsa da tüm hevesleri kursağında kalacaktır.
Kabul ediyorum, sizde oluyor mu bilmiyorum ama bazen benim gözlerim buğulanıyor. Sadece buğulanıp sonra olduğun yerde durmak bu duruma da çare değil. Bunu biliyoruz ve bu ülkenin üreten gençlere ihtiyacı var şuan. İşsizlik artıyor demek yerine nasıl azaltabilirim diye kafa yorma vaktidir.
Epey zamandır düşündüğüm gibi yeniden sahalara dönme fikri aklımda. Kendi işimde koşturmaktan epey yorulmuştum ve ülkemizin başına gelen hain darbe girişimi döneminde tam güzel projeleri hayata kazandırmak üzere olduğumuz diğer şirketimde de ekonomik çalkalanmalar ile projelerimizde istediğimiz başarıyı görememek sonucunda ayrılmak zorunda kalmış girişimci ruhum ile şuanki şirketime geçmiştim. Şuan diğer yazılarımda da bahsettiğim üzere kurumsal dünya markası bir şirkette, hem de gerçekten sevdiğim alanında çok tecrübeli insanlarla çalışmaya başladım.
Şuan kendime baktığımda, maaş sorunu olmayan kurumsal güçlü bir şirkette rahatım yerinde olsa da, her ne kadar dolaylı da olsa da ülkeme katkıda bulunuyor olsam da, bu yeterli değil benim nazarımda. Bir marka olup, dünya çapında ürün satabilecek potansiyelde bir şirket kurabilmek var iken, güçlü bir ekip kurabilecek olup yazılım üretmek varken tuzu kuru olduğum için hayatımı risk almayan biri olarak huzur içinde geçiremem. Bunu denedim ve bunun sonucu zihnim sanırım öyle yoruldu ki boyun fıtığım bana mesaj vermeye başladı. Bunu uzun zamandır düşünüyorum ve bugün boyun fıtığım sanırım bana birşey anlatmak istiyorcasına mesaj veriyor.
Nasıl ki vakti geldiğinde şanlı ordumuza katılıp Gelibolu'da emniyet muhafız alayında günde 7 saat nöbetimi boyun fıtığı ağrılarıma rağmen tuttum ise, işte bugün de benzeri bir özveri ile çalışmaya devam edeceğim günü yaşadığımı düşünüyorum. Herkesin derdi düzenli bir maaş olabilir ama zamanında üzerime düşen görev nöbet iken, bugün de gereken şey üretmek üretmek üretmek...
Dedim ya düşünceliyim diye, hele son olanlar sonrası artık EARGE markasını oluşturup dünyaya yazılım üretmek ve buna ihtiyacımız olan özellikle yaşadığımız bu günlerde tuzu kuru biri olup bir şirkette çalışmak hiç bana uyan bir tavır değil. Dahası boyun fıtığım ile ilgili bugün doktor muayenem sonucu artık daha dikkatli yaşamam gerektiğini anladığım bir günde bunun bir işaret olduğunu düşünüyorum.
Güzel ülkemin güzel insanları, bana bu yolda yardım edebileceğiniz her konuda yardımlarınızı bekliyorum. Sevgiler saygılar.